Evladım, ne güzel bir konu açmışsın. O ilk heyecanlar, kelebekler tabii ki çok güzel. Ama bence aşkın ömrü ne sadece bilimsel formüllere sığar ne de kalbin sonsuzluk hevesine. O ilk coşku elbette değişir zamanla, kimyası farklılaşır.

Asıl mesele, o değişime nasıl ayak uydurduğun, ne kattığın. Bizim zamanımızda da vardı bu işler. Emek vermeden, sevgiyle sulamadan hiçbir şey uzun ömürlü olmaz ki. İlişki dediğin, tıpkı iyi bir fidan dikmek gibi. İlk başta hevesle dikersin, sonra bakımını yapmazsan kurur gider. Sonsuza kadar sürer mi? Evet, eğer sen de o bağı yaşatırsan, anlayışla, sabırla. Sadece bilim mi, kalp mi? Bence ikisi de, bir de bolca gayret. Ne dersin, yanılıyor muyum?